Yenidoğan döneminde kalple ilgili bir sorun saptandığında, ailelerin aklına ilk gelen sorulardan biri cerrahi gerekip gerekmediğidir. Ancak yenidoğan kalp hastalıklarında cerrahi kararlar her zaman hemen verilmez. Bunun temel nedeni, yenidoğanın dolaşım sisteminin doğumdan sonraki ilk günlerde hızlı ve doğal bir değişim sürecinden geçmesidir.

Doğumdan sonra kalp, anne karnındaki dolaşım düzeninden tamamen farklı bir sisteme uyum sağlamaya çalışır. Bu süreçte bazı kalp bulguları geçici olarak ortaya çıkabilir veya mevcut bulguların şiddeti değişebilir. Bu nedenle erken dönemde yapılan değerlendirmeler, çoğu zaman zaman içinde tekrar ele alınır. Bu yaklaşım, belirsizliği azaltmak ve bebeğin gerçek klinik durumunu daha net görmek açısından önemlidir.

Cerrahi karar sürecinde yalnızca görüntüleme sonuçları değil, bebeğin genel klinik durumu da dikkate alınır. Solunum desteği ihtiyacı, beslenme durumu, kilo alımı ve dolaşım dengesi bu değerlendirmede önemli yer tutar. Bazı durumlarda izlem ile stabil seyir gözlenirken, bazı durumlarda değerlendirme süreci derinleştirilebilir.

Cerrahinin hemen planlanmaması, sorunun göz ardı edildiği anlamına gelmez. Aksine, bu yaklaşım çoğu zaman bilinçli ve kontrollü bir izlem sürecini ifade eder. Yenidoğan cerrahisinde hedef, en hızlı kararı vermek değil; en doğru kararı vermektir. Zamanlama, cerrahinin başarısı ve bebeğin uzun dönem sağlığı açısından belirleyici olabilir.

Bu nedenle yenidoğan döneminde cerrahiye ilişkin kararlar, bireysel değerlendirme ve deneyim gerektirir. Her bebek için geçerli tek bir yaklaşım yoktur.